20 Şubat 2015

Küçük Kara Balık * Samed Behrengi

Yazarı: Samed Behrengi
Kapak tasarımı: Mehmet Sönmez
Konu:Özgürlüğü arayan bir balığın mücadelesi
Türü:Masal
Yayınevi:Can Yayınları
Anadilinde basım tarihi: Nisan 2007
Sayfa sayısı: 115


Küçük Kara Balık... Küçük Kara Balık... Ne okumalıyım diye arayışa başlayanların mutlaka karşısına çıkan çocuk kitabı... Ancak yetişkinler de birçok dersçıkarabilir durumları...
Geçenlerde fırsat bu fırsat deyip bir DnR alışverişimde özellikle Can Yayınları'ndan kitabı almak istedim. Çünkü çeviri ve resimleri övülüyordu.
Tabi ki kolay bir okuma oldu ve kısa sürdü. Çünkü zaten çok ince ve kolay anlaşılır bir kitap...
Kitapta dahil olduğu hayatın ötesini görmek için mücadele veren bir balığın hikayesi anlatılıyor. Evet bayağı spoiler vermiş olabilirim ama zaten küçük hikayemizde büyük olaylar ya da olay düğümleri bulunmuyor. Esas olan aslında basit bir hikayeden derin manalar çıkarabilmek ancak ben kitabın bu öngörüyü doyurduğunu düşünmüyorum. Yani tamam hoş bir hikaye ama insanı derinden etkileyen ya da müthiş ilhamlar veren bir hikaye değil, Küçük Prens kitabıyla karşılaştırılacak türden hiç değil... 
Beni en son rahatsız eden durumsa bu kitabın bir çocuk kitabı olarak lanse edilmesi. Ben bu kitabı çocuğuma okuyarak beraber okumak için elime aldım ancak hikayenin başında farklı diyarlara yolculuk etmek isteyen küçük balığa edilen hakaretler ve ailesinin tanıdıklarının küçük balığı öldürmek istediği yerlere gelince tabi ki küçük bir çocuğa okumayı durdurdum. Yani "balık dünyası" nda bu işler farklı yürüyor olabilir ancak özgürlük düşüncesini aşılamaya çalışan bir kitapta bence çocukları korkutacak olaylar ya da onlara kötü örnek olucak sözler sıkça geçmesi pek de sağlıklı gelmedi.
Ben bayılmadım ama okunabilir. Ancak bir çocuk kitabı olduğunu sanmıyorum...

"Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi'nin en ünlü iki kitabından biri olan Küçük Kara Balık12 Eylül Darbesi sürecinde Türkiye'de yasaklandığı gibi, halen İran'da da yasaklı kitaplar listesinde bulunmaktadır. Çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramları vurgulayan bir başyapıt sayılan eser; Türkiye'de Adana Devlet Tiyatrosu tarafından M.Şekip Taşpınar yönetiminde 2008-2009 sezonunda sahnelenmiştir. Behrengi, bu kitapla dünyanın birçok yerinde tanındı ve sevildi, diğer önemli eseri olan Bir Şeftali Bin Şeftali de Küçük Kara Balık kadar tutulmuştur. Yedi yaş üstü masal kitabı olarak önerilen yapıt, Bratislava ve Bolonga Dünya Çocuk Kitapları Fuarlarında ödüller almış , farklı çevirmenler tarafından Türkçeleştirilmiş olup, Türkiye'de ilk basımı 1975 yılında olmuştur. Küçük Kara Balık, Mehmet Sönmez'in çizimleriyle nitelikli bir anlam kazanmış olup, her yaştan okuyucuları tarafından "Dünyanın en devrimci balığı" olarak yorumlanmaktadır."





19 Şubat 2015

Banko * Henri Charriere

Öncelikle bu kitap Kelebek kitabının devamı... O yüzden onu okumadıysanız bu yazıyı hiç okumamanızı tavsiye ederek başlıyorum söyliyeceklerime... Hatta Kelebek yorumum için şuraya tıklayabilirsiniz.
Banko, nam-ı diğer Kelebek'in hapisten kurtulduktan sonraki hayat macerasını anlatan bir kitap. Evet Kelebek yazımda ıkına sıkıla bahsedemediğim üzere, Kelebek 13 yıl sonra bu zindanlardan kurtuluyor ama sonra ne yapıyor sorusunu bulmak için yazılmış Banko...
Çoğu yerde Banko'nun Kelebek kadar akıcı olmadığı yazılmışsa da ben daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Neden derseniz...
1- Birinci kitaptaki kadar kişi ve yer ismi yoğunluğu olmadığından kitaptan kopmadım
2- Kelebek'in bütün kişiliğini, hayatını, hayata bakış açısını bu kitapta öğreniyoruz. Yani birinci kitapta hapishaneden kaçmaya çalışan Kelebek'i görüyorsak bu kitapta çocukluğundan yaşlılığına Henri'yi tanıyoruz.
3- İlk kitapta onu kaçma yoluna sokan "intikam" motivasyonunun bu kitapta nerelere gittiğini çok samimi anlatımla anlıyoruz.
4- Kelebek kitabının nasıl ne zaman hangi şartlar altında yazıldığını da anlatıyor Charriere..
Hep ilk kitapta düşündüğüm evet bu adam kaçmaya çalışan bir mahkum ama daha fazlası macera düşkünü bir adam aynı zamanda duygusu bu kitapta perçinlenip, kendi ağzından "serüvenci" olmanın sevincini de okuyoruz.
Hayatla inanılmaz bir bağ kurmuş bu adamla uzun bir süre geceli gündüzlü haşır neşir olmanın sevincini yaşamaktan mutluyum. Okunur okutulur efendim...
Sevgiler

18 Şubat 2015

Kelebek * Henri Charriere

Yıllar önce okumuştum Kelebek'i... Kitapla ilgili pek birşey hatırlamasam da kitabı kapattığımda "vay be" dediğimi hatırlıyorum:) Evet kitap büyük bir mücadelenin hikayesiydi hem de gerçek bir hayat hikayesi...
Yıllarca en çok sevdiğin kitaplar sorusunun cevabında mutlaka Kelebek yer almıştı benim için. Ancak hatırlayamadığım bir kitap için artık çok yorum yapamayacağımdan tekrar okumaya karar verdim. Bu sefer farklı bir yaşta farklı bir tecrübeyle...
Kitabın sonunu hatırlamam okurken çok akıcı gitmemesine sebep oldu benim için bu kez... Hadi artık sona ulaşsın duygusuyla okudum doğrusu. Ancak yine de hikayenin eşsizliği ve Fransa'daki adelet ve ıslah etme(!) aşamaları hakkındaki tespitler hala sağlam temellerde duruyordu...
Hikaye, gençliğinin baharında Fransa'da bir adamın işlemediği bir cinayet suçundan yargılanarak müebbet kürek mahkumu cezasını almasıyla başlıyor. Ne suçun ayrıntılarını ne de bu genç adamın önceki yaşamı hakkında bir bilgiye sahip olmadan hapishanedeki yaşamıyla hikaye başlıyor.
Hapishaneye düştüğü andan itibaren aklında tek bir şey var bu adamın..."Kaçmak"...

26 Ocak 2015

Bir Apaçi Masalı 4 - Biz Ucuz Adamlardık * Angutyus

Yeni bir Apaçi Masalı kitabıyla daha karşınızdayım. Bu Apaçi Masalı serisinin 4. kitabı "Biz Ucuz Adamlardık"... Nedir bu Apaçi Masalı derseniz... Sözlüklerden birinde yazdığı bir yazıyla fenomen olan bir adamın kitap çıkarmak istemesiyle başlayan bir yolculuk bu... Bu adamın sanal alemde kullandığı isim "Angutyus" gerçek ismi ise Fatih Akdere... Dizüstü edebiyatı okuma denemelerimden birinde öylesine alıp okuduğum sonra seri kitapları çıktıkça alıp okuyasım gelen bir kitap kendisi...
Daha fazla bilgi için serinin ilk üç kitabına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:


Eveet gelelim bu masalın son kitabına...

17 Ocak 2015

Bir Apaçi Masalı 3 - Gurbet Kuşu




Sayfa Sayısı: 226
Baskı Yılı: 2013
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları



Vicdansız, sadakatsiz, eyvallahsız bir apaçi, ürkütücü bir sokak köpeği... Yine elleri ceplerinde, yine kafasında siyah bere, yine ayağında madenci botları... Yine hiç arkasına bakmadan, hatıralara saygı duymadan, yarınları düşünmeden yol alıyor Angutyus...

"Sığınacak bir liman arayan bendim, yolunu şaşırmış olan bendim. Aynada yüzüme baktım. Kaşımdaki kesikler, dudaklarımdaki yumruk izleri, kafamda bir sürü yarık, ellerimde ve kollarımda keskin yanık izleri, çenemde kırıklar..."

"Yere düşmüşüm, İngiltere'de ilk defa yere düşmüşüm, oysa bana öğretilen ilk ders, 'İngiltere'de yere düşmeyeceksin'di."

Gerçek hayattaki masalların o kadar da pirüpak olmadığını bize her defasında daha büyük harflerle gösteren Angutyus'un öyküsü, kaldığı yerden devam ediyor...

"Millet sevgilisinden mesaj bekler, ben Bir Apaçi Masalı 3'ün çıkmasını bekliyorum." 
-@Frhatak (Twitter)-

12 Ocak 2015

Aşk Bir Masalmis * Cindi Madsen

O kadar yoğun günler geçiriyorum ki, içimden genelde hiç bir şey yapmamak gerekiyor. Yazmak da içimden gelmediğinde blog yazılarım tadsız olduğundan erteleyip duruyorum ancak baya bir ertelediğimi fark ettim. Bu arada bir dolu şey yaptım ancak bugün bitirdiğim kitap hakkında yazmak mantıklı geliyor...
Sıkıldığım zamanlardan birinde yine kendimi kitapların kollarına kaptırmışken DnR'dan 9.90 TL ye almıştım bu kitabı. Kapağıydı, yazılarıydı çok eğlenceli görünüyordu. Bir kaç kitaptır çok zor giden kitaplara denk geldiğim için bu sefer seçimim eğlenceli görünen bu kitaptan yaptım.
Neyse efendim konuya geçiyorum. Kitap ilişkilerde bir türlü dikiş tutturamamış iç mimar bir kadının hayatındaki bir bölümü anlatıyor. Tabi ki bu bölüm de aşkla ilgili... En iyi arkadaşının düğünü için yardım ededursun, her zaman gittiği restaurantta bir adamla daha tanışıyor ve bu sefer "doğru adam" ı bulduğuna dair şüphelerini eski ilişkileri hakkındaki kısa hikayeleriyle karşılaştırarak size sunumunu okuyorsunuz...
Görüldüğü gibi aslında kitabın sonu başından belli ancak  güzel vakit geçirtebilecek bir kitap. Çünkü çok tatlı bir dili, garipsenmeyecek karakterleri ve merak duygusu var... Kitabın başından sonuna kadar sıkılmama garantisi versem de okumamakla çok şey kaybedeceğinizi sanmam. Yine de benim için amacına ulaşan yani kafamı dağıtıp güzel vakit geçirmemi sağlayan bir kitaptı...

16 Ekim 2014

Senden Önce Ben / Jojo Moyes

Yine çok satan ve insanda merak uyandıran kitaplardan biriydi Senden Önce Ben... Kapağı insanda okuma isteği uyandırıyor...
Senden Önce Ben duygusal bir hikaye... Hasta bakıcı olarak işe alınan esas kızımızın yaşadığı maceralar şeklinde ilerliyor... Tabi bu hikayenin bir de esas oğlanı var o da kızın para için bakmak zorunda olduğu zengin bir ailenin maceraperest işadamı oğlu. Ancak geçirdiği kaza sonucu neredeyse tüm vücudu felçli...
Hayat dolu bu adamın kazadan sonra zalıim ve huysuz bir adama dönüşmesi çok şaşırtıcı olmasa gerek ancak asıl hikayenin şaşırtıcı tarafı esas kızımızın o evde işlerini yürütürken öğrendiği durumlar oluyor. Hikaye de zaten bu çözüm noktasından sonra başlıyor. 

15 Eylül 2014

Film Kulübü / David Gilmour

Tamamen kapağına kanarak  aldım bu kitabı bu sefer... Aslında okumam gereken onlarca kitap olmasına rağmen dnr a uğrayıp 9.90 tl lik kitaplardan almak istedim. Üstelik dediğim gibi kapak ve üstündeki yazılar çok çekiciydi.... İş yok, okul yok , sorumluluk yok sadece haftada 3 film izlenecek... Çoğu kişinin hayali sanırım...

Bu hayali de sorunlu bir ögrenciye ebeveynlik yapmaya çalışan bir baba gerçekleştiriyor... Okul hayatında başarısız olan, okuldan nefret ettiği her şekilde belli olan oğluna okulu isterse bırakabileceğini söylüyor. Babanın iki şartı var: Biri haftada üç kez babasının seçtiği filmleri izleyecek ve hakkında konuşacak,  ikincisi ise kesinlikle uyuşturucu yok. Tabi ki oğlu hemen kabul ediyor. Aslında babanın bu durumu yaratmasının en büyük itici gücü oğlunun yeteneklerine ve zekasına olan güveni... Şanslı çocuk:)

Neyse efendim film Kulübümüz başlıyor ve baba oğul beraber filmleri tek tek seyretmeye başlıyorlar. Tabi ki bunlar rastgele filmler değil. Çünkü babamız eskiden sinema eleştirmenliği de yapıyormuş. Ama filmler hakkında konuşurken olabildiğince bilmiş tavırlar içine girmemeye ve oğluna son derece saygılı olmaya başlıyor. Baba oğulun iç ilişkileri sürerken bir taraftan da bir sürü film hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Hatta bu filmleri not almaya çalışırken, kitabın son sayfalarında bahsedilen filmlerin listesinin olması benim için çok kullanışlı oldu. 

Bahsedilen filmlerin yüzde doksanını seyretmediğimi fark edince eksiklik hissetmedim değil. Yani baba film hakkında konuşurken ister istemez filmlere internetten bakma ihtiyacı hissettim ve oldukça keyifli oldu... 

29 Ağustos 2014

Kış Bahçesi * Kristin Hannah

Geçen günlerde canım şöyle hafif, hızlı akan kitaplardan birini okumak istemişti. Kitaplığımda bu duruma en uygun kitap ise Kış Bahçesi gibi duruyordu... Yanılmışım...
Bir ailenin birbiriyle olan bağlarını anlatan bu romanın arka planında bir masal var... Bu masalın iki kızına karşı çok soğuk olan anneleri yalnızca bir bölümünü anlatmış ve zaten artık masal anlatmayı çoktan bırakmış...
Kızlar artık birer yetişkin olsa da anne ve kızları arasındaki bağı sağlamak isteyen babaları kızlarına son nefesini vermeden tek bir vasiyet bırakıyor: "Annenize masalın tamamını anlattırın..."
Ve kızların renk körü, beyaz salı, parlak mavi gözlü, soluk yüzlü, rus kökenli bu soğuk kadına masalın tamamını anlattırarak bir bağ kurmak istemeleriyle yolculuk başlıyor. İlk 200 hatta 250 sayfasında konuların çok ilerlediğini söyleyemeyeceğim. Meredith ve Nina isimli birbirinden iki farklı karaktere sahip iki kızın hayatları ve annelerine karşı duruşları anlatılıyor... Anneleri ise babalarının acısını yaşayan "soğuk kadın" imajından öteye geçemiyor. Bu bakımdan onların günlük yaşamları gün be gün ayrıntılı olarak anlatılıyor. Evet karakterleri gözünüzde canlandırabiliyor hatta gerçek olduklarını düşünüyorsunuz kimi zaman. Ancak bu tanıtım kısmı bu kadar uzatılmalımıydı bilemiyorum...

27 Ağustos 2014

Clarasonic Muadili Olay Pro x Advanced Cleansing System Yüz Temizleme Aleti

Cilt bakımında temizliğin önemi herkes tarafından malum. Ancak sabunla başlayan maceramızda, jeller, kremler vs ürünler derken artık temizleyici fırçalar da önem kazandı. Clarasonic bunlardan en ünlüsü ve bu işin başını çekiyor. Türkiye' ye Ekim 2013 te giriş yaptı. Bir sürü kişi denedi, beğendi, beğenmedi derken fiyatı 380 TL olunca (mia2) denemek için farklı bir ürün denemek istedim.

Ben de muadili olan Olay Prox Professional Advanced Cleansing System gibi uzun bir ismi olan yüz temizleme fırçasını aldım. Nerden nasıl aldım sorularının cevabı burada. Çünkü kendisi Türkiye'de satılmıyor...


Ürün bu şekilde geliyor... İçinde aletin kendisi, bir fırçası ,bir kalınca pili ve olay marka yüz temizleme jeliyle. Ürün şarjlı değil pille çalışıyor...


Paketin arkasındaki açıklamalar...

26 Ağustos 2014

Loreal Paris Perfect Clean Köpük Krem

Cilt bakımı konuları oldukça ilgimi çeken konulardan... Ben de farklı ürünleri denemekten çekinmiyorum. Yüz temizleme jellerinde bile her seferinde değişik bir ürün kullanıyorum. Ne de olsa oldukça çeşitli ürün var... Bunlardan biri de Loreal Perfect Clean serisinden işte bu ürün oldu:



Köpük krem olarak geçen bu ürün hassas ve kuru ciltler için üretilmiş... Sözde... Köpük krem deyince şöyle uyguladıkça bol bol köpüren hafif bir ürün bekliyordum. Krem olmasına krem ancak köpürmesi çok az. Bu tabi ki ayrıntı.. Esas beni rahatsız eden kuru ve hassas ciltler için olan bu ürünün çok kuru olmayan cildimi bile kurutması. Yıkadıktan sonra bile o gerginliği oldukça fazla hissedebiliyorsunuz. Ayrıca ürün çok zor durulanıyor o yüzden "hassas" cildinizden arındırmanız biraz zor olabilir...

25 Ağustos 2014

Cyrene Argan Yağı

İşte yine burdayım... Bugün kullandığım ilk argan yağından bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz bir ara oldukça popüler olan ve merak uyandıran argan yağları furyası başlamıştı. Ben de birini denemek istedim. Aslında yağ kullanmayı ne vücutta ne yüzde sevmiyorum... Bana göre emilmesi zor, ağırlık hissi veren şeyler ama yararlıdır dediler:)
Bakalım nasılmış...


Ürün Açıklaması:

"Argan yağı doymamış yağ asitleri oranı açısından en zengin yağlardan bir tanesidir. Bu özelliği sayesinde cilt ve saçların gün boyunca nemini koruyarak cildin yumuşaklığını ve esnekliğini geliştirir. Argan yağındaki yüksek orandaki Linoleik asit içeriği , Argan yağına hücre yenileyici özelliği katar. Cyrène Argan Yağı hiçbir katkı maddesi, esans, paraben, silikon, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve diğer ucuz yağ ve bileşenleri içermez. Cyrène Argan yağı ECOCERT tarafından onaylanmıştır."

24 Temmuz 2014

Allah De Ötesini Bırak - Bana Allah Yeter * Uğur Koşar

Uğur Koşar ı bugünlerde tanımayan pek kalmadı gibi. Özellikle kitap severler mutlaka en az bir kitabını okumuştur. Kendisi de instagram da oldukça aktif...

Bu popülerlik, reklam durumu kitaplarına ön yargıyla yaklaşmama neden olmuştu. Popüler kitaplara zaten temkinle yaklaşan ben, kitaplar özellikle manevi konularla ilgili olunca bu derece reklamı abartılı bulmuştum ancak çok kişinin sevmesi bahsetmesi üzerine okumak istedim... Eh reklamlar amacına ulaştı diyebiliriz:) 

Kitaplarına olumsuz bir önyargıyla yaklaşmamın diğer bir sebebi de televizyona çıktığında verdiği izlenim olmuştu. Yazarları okumadan önce onların konuşmalarını gerçek hayattaki hallerini çok dinlememeye çalışırım o yüzden uzun uzun konuştuklarını dinlemedim ancak konuşma tarzı, boynunda sık sık gördüğüm kocaman bir sema figürü itici gelmişti. Hani ben tasavvufi konuları benimsedim durumunun göze sokulması gibi... Tabi yine de işin aslını, iç dünyasını bilemem...

Neyse efendim gelelim kitabımıza. Kitabı elinize almanızla bitmesi bir oluyor öncelikle.  Okuyanla konuşur gibi akıcı, sade bir dille yazılmış. O yüzden kesinlikle sıkılmak mümkün değil okurken.

Diğer bir taraftan kitap bize Allah ı hatırlatmak, ondan ümidimizi kesmememiz için yazılmış... Ayetlerden örnekler verilerek, Allah a olan aşkın sadece ibadetle olmayıp özümüze yerleştirerek gerçekleşmesi gerektiğini hatırlatıyor... 

Hatırlatılıyor diyorum çünkü aslında kitap bize hiç duymadığımız hiç bilmediğimiz şeylerden bahsetmiyor sadece Allah ın bize olan merhametini, sevgisini hayatın aldatmacalarında unutan ve her şeyi kendi çabalarımızla yaptığımızı düşünen bizleri sarsma görevini üstleniyor. Ayrıca ümitsizlik denilen genel ruh haline Allah ın bize olan sonsuz sevgisinde çare bulabileceğimizi... Bu nedenle kitabın tamamen yararlı olduğunu düşünüyorum ki kimi zaman satırlar arasında kaybolup duygulanabiliyorsunuz benim gibi:)

23 Temmuz 2014

Kırtasiye Alışverişim / Ebay, DnR, Kırtasiyeler

Uzun zamandır aldığım kırtasiye ürünlerini yazamamıştım. Şimdi toplu olarak hatırladığım kadarıyla nereden aldığımı belirterek
 göstermek istiyorum. Malum kırtasiye tutkunları için böyle ufak tefek şeyler bir mutluluk kaynağı oluyor. Ben de yeni ürünler keşfetmeye bayılıyorum. Bakalım neler almışım.... (Fotoğraflara tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz.)

Kalem Kutusu

 İlk görüşte aşk böyle bir şey olmalı:) Şaka bir yana görür görmez çok beğendim. İster makyaj çantası ister pasaport çantası isterseniz benim gibi kalem, kağıt çantası olarak kullanabilirsiniz. Artık ajanda tutmaya çalıştığım için ve kitap okurken not tutma ihtiyacı hissettiğimden çantamda ya da masamda bu kalem kitinin olması yararlı oldu. 

Görüldüğü gibi önünde şirin kızın ve ayıcığın resmini görürken arkasında da kızın arka kısmı görünüyor. Çok şirin olmuş...



Hemen içini doldurdum tabi.Sol kapakta 2, sağ kapakta 2 olmak üzere 4 bölümü var. Fermuarı da oldukça kolay açılıp kapanıyor. İçini doldursanız da hemen bozulacak gibi değil. 


Ebay dan aldığım bu ürüne şuradan ulaşabilirsiniz.

19 Temmuz 2014

En Son O Gitti / Tiyatro

Ankara Devlet Tiyatrosu
2 Perde / 2 Saat
Yazan/ Yöneten: Ergun Uçucu
Konu: ‘En Son O Gitti’, daha doğmadan birbirlerine gönül vermiş iki aşığın destanı; Kiraz ile Mestan’ın. Şarkılı, türkülü, gülünçlü bir destan bu; masal tadında…

Çok eski devirlerde, Anadolu’nun güzel bir yöresinde, geleneksel Çorbacılar Gününde, devrin hükümdarı  tebdil-i kıyafet halkın içinde gezmekte. Acaba niye?  Gün doğumundan gün batımına geçen süre neler getirecek Kiraz ile Mestan’a ve dahi tüm yöreye?  Çorbacılar Günü hangi mevzulara gebe?  Oyun içinde oyun mu var yoksa bu işte?
Burada keselim kelamı da başlasın şenlik, görelim bakalım içinde daha nelee vaa neleee.Al gözüm seyreyle…" "


Her ne kadar tiyatro sezonu, yaz dönemine girildiği için kapanmış olsa da, oyunlar tekrar tekrar sahneye konulduğu için yazamadığım oyunları yazarak tiyatro severlere bir parça fikir vermeye devam edeceğim...
Bu oyunun fotoğraflarını, afişini görünce çok fazla bir ümidim yoktu. Hatta bol bağırış çağırışlı boş bir oyun olmasını bekliyordum:) 
Oyunu en ön sırada seyretme fırsatı yakalamama bile, belki oyundan kaçarım diye pek sevinememiştim:) Ancak oyun beni utandırdı...
Baştan itibaren eğlendirerek başlayan oyun, danslar şarkılarla ve hatta tavuk taklidi yapan oyuncularla dikkatimi oyun boyunca ayakta tuttu ve çok şirin ve keyifli bir oyun izlemenin mutluluğuyla oyundan çıktım...

18 Temmuz 2014

Kürk Mantolu Madonna / Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna kitabını kitap severlerden okumayan en azından duymayan kalmamıştır. Çok eski bir kitap olmasına rağmen hala çok satanlar listelerinde efsanesini sürdürüyor. Çok övülen, çok sevilen bu kitabı ben de kendi küçük kitap klübümüzde arkadaşımızın seçimiyle okumuş oldum. 
Kitap kapağı neden böyle siyah beyaz görünüyor derseniz, bu sefer e- kitap okuyucumdan okumayı tercih ettim. Çok kitabı olanlar için dijital bir depolama ve okuma aygıtı kendisi. Bilmeyenler için şurada aygıtla ilgili eski bir yazım var. Ancak ilgilenen olursa daha detaylı yazmayı düşünüyorum çünkü alalı baya oluyor... 
Kitaba dönecek olursak...
Kitap o kadar çok övülmüştü ki, belki çok büyük bir beklentiyle okumaya başlamam benim açımdan olumsuz bir durum oldu. Çünkü beklentilerimi karşılayabildiğini söyleyemeyeceğim. En azından hikayesi...
İçine kapanık bir karakter, yoğun ve takıntılı sayılabilecek bir aşk ve hüzünlü bir son...

17 Temmuz 2014

Bitenler ( 5 Aylık! )

Oh şükür kavuşturana:) Uzun zamandır yazamadım. Ama neden yazamadığım ve ilerde çok yazacağım hakkında kafanızı şişirmeyeceğim. Kaldığımız yerden devam edelim. Hemen bitirdiklerime geçiyorum...
Her zamanki gibi renk kodlamasıyla okunması kolay bir yazı olmasına çalışacağım. Memnun olup olmadığım ürünlere hızlıca göz atabileceğiniz gibi detaylı açıklamalarını da okuyabilirsiniz:) 

Kırmızı Başlıkla Yazılan Ürünler: Hiç sevmediğim tekrar almayacağım ürünler
Sarı Başlıkla Yazılan Ürünler: Orta derecede sevdiğim, olsa olur olmasa da olur dediğim ürünler.
Yeşil Başlıkla Yazılan Ürünler: Çok sevdiğim tekrar alabileceğim ürünler.





1) Palmolive Body Butter Çilek Duş Jeli: Kremsi, kokusu güzel iyi temizleyen bir duş jeli. Ancak içinde bulunan tanecikler ( sanırım çilek in doğal olduğu izlenimi vermek için konulmuş:) ) duşa kabinde temizlemeniz gereken kalıntılar halinde gözüküyor. O yüzden tekrar almayacağım. Ama dert etmiyorsanız güzel bir ürün.

2) Duru Perfume Lilyum Özlü Duş Jeli: Kokusuna bayılarak almıştım. Zaten lilyum kokusuna aşığım. Gerçekten oldukça yoğun lilyum kokusu eşliğinde duş almak çok keyifliydi. Beklenmedik şekilde banyodan sonra da az da olsa cildinizde bu kokuyu alabiliyorsunuz. Köpürmesi temizlemesi de güzeldi. Tekrar alıırm.

3) Loreal Elseve Komple Onarıcı 5 Şampuan: Şampuan denemelerim devam ediyor.) Bunu da sevdiğim bir vloggerın tavsiyesi üzerine aldım. Güzel köpürüyor güzel kokuyor güzel temizliyor kurutmuyor. Saç kremi daha çok etkiledi beni doğrusu. Saç kremiyle takım olması açısından tekrar alabilirim. Oldukça bereketli bir ürün.

10 Mayıs 2014

Anneler Günü İndirimi Kozmetik Alışverişi / Gratis, Watsons


Ne zamandır kozmetik adına bir alışverişim yoktu. Anneler Günü bahanesi oldu... Bakalım Gratis ve Watsons tan neler almışım...

Gratis Alışverişim


Wet n Wild Poster Child  8 li Far Paleti: Türkiye ye yeni gelen bu markanın farları oldukça meşhurdu. Ben de ilk 8 li far paletlerini denemek istedim. Zaten diğer ürünleri eyeliner, oje vs bence orjinal fiyatlarına göre gereksiz pahalıydı. Ama bu paletlerin fiyatı da kaliteleri de güzel... Bunlarda herhangi bir indirim yoktu.Fiyat:19.50

Essence Glitter Jewels  101 jewels in the pool: Çok az ojem varmış gibi aldım ancak rengine bayıldım. Fiyatı:4.95 TL Yine essence de indirim yoktu.

The Balm Sexy Mama Pudra: Şu an Rimmel Stay Matte kullanıyorum ancak bitirince bunu da denemek istedim. İndirimli fiyatı: 16.75

6 Mayıs 2014

Vanilya Club Mayıs Kutusu

Vanilya Club ın geçen ayki kutusunu çekmiştim bir güzel ancak koyamadım bir türlü bloga. Bu sefer vakit geçmeden almak isteyenlere fikir olması açısından koymak istiyorum bu ayın kutusunu. 35 TL ye sürpriz deneme boy ürünleriyle karşılaşmak istiyorsanız her ay yenilenen kutulara şuradan ulaşabilirsiniz.
Benim aldığım diğer kutulara şuradan ulaşabilirsiniz. Kutuların git gide kötüleştiğini fark edersiniz belki.
Şimdi gelelim kutuya. Öncelikle fiyatta bir değişiklik olmamasına rağmen kutular nedense kötüleşti. Eskiden gelen o sert, kapaklı kutular yerine kargo kutusu gibi bir kutu geliyor hiç sevmedim...
Ürünler ise kutunun içinde şöyle:


Görüldüğü gibi kötü bir kutunun içinde 5 üründen oluşuyor kutu. Şimdi ürünlere yakından bakalım tanıtımlarıyla beraber...

Hazdan Kaçan Kadınlar * Fidan Terzioğlu

Hazdan Kaçan Kadınlar

Fidan Terzioğlu
Okuyanus Yayın
2005
201 Sayfa

Bu kitabı geçtiğimiz yaz tatilinde almış bir kenara koymuştum. Kapağındaki yasak elma imgesi bana klasik aldatan kadın hikayeleri olarak gelmiş ve bu zamanlara kadar okumak için bir istek duyamamıştım. Ancak tamamen yanıldığımı anladım. Olumsuz önyargılarla başladığım kitabın içine girmekte ilk sayfalarda bile zorlanmadım... Yalnız bir kadının hikayesinde çok gerçek, içe dokunan cümleler yakaladım, yazarın zekasına çoğu zaman hayran oldum. Bence değeri bilinmeyen yazarlardan Fidan Terzioğlu... Çünkü ne ben kendisini bugüne kadar duydum ne de internette çok geniş bilgilerine rastlayabildim...

8 Mart 2014

Yves Rocher Göz Makyaj Temizleyicisi

Suya dayanıklı göz makyajlarını ya da inatçı rimelleri çıkarmak en kolay yarısı yağlı, yarısı solüsyon olan göz makyajı temizleyicilerle oluyor. Bunlardan biri de Yves Rocher in çift fazlı göz makyaj temizleyicisi... Benim bu 3. ya da 4. şişem oluyor. Bu sefer geçenlerde Yves Rocher in kampanyasından hediye olarak almıştım. 


İşte bu şekilde hoş bir ambalajı var. Ağız kısmı da bir plastikle daraltılmış. Bu sebepten pamuğa dökmesi kolay oluyor ürün israf olmuyor. 

Ürün tanıtımı ise şöyle:
"En yoğun göz makyajını bile iz bırakmadan temizler.Suya dayanıklı makyajı kolayca temizlemek üzere formüle edilmiştir. 

Organik Peygamber Çiçeği suyu içeren formülü ile göz makyajınızı temizlerken hassas göz çevrenizi yatıştırır ve rahatlatır 
Kullanmadan önce çalkalayınız. Pamuk yardımıyla uygulanır. Durulama gerektirmez.
...Ve dahası: Çift dokulu formülü ekspres temizlik sağlar."

7 Mart 2014

Kadınlar Günü Gratis İndirimi Alışverişi

Bir Kadınlar Günü indiriminde daha Gratis teydim. Bakalım neler almışım...


Sağdan Sola İndirimli Fiyatlarıyla:

Eklips Ped Kutusu: İçinde iki ürün alan kutu çantaya atmak için oldukça kullanışlı. Fiyatı 2.25 TL 
Dalan Dolive Zeytinyağlı El Kremi: Bu kremden ne zamandır bulamıyordum.Çok seviyorum kendisini:) Fiyatı: 1.10 TL
Dirty Works Yüz Peelingi: Yüz peelingi arayışındaydım denemek istedim. Fiyatı: 7.45 TL
The Balm Schwing Eyeliner: Bu eyelinerı çok övenler vardı çok merak ediyordum. Fiyatı: 12.95 TL
The Balm Voyage Palet: Ne zamandır beklediğim palet sonunda gelebilmiş Gratis e. Bir tane kaptım hemen bayıldım renklerine... Fiyatı : 42.90 TL

6 Mart 2014

Kozmetik ve Kitap Alışverişim / Amazon ve Arkadaş Siteleri

Makyaj yapıyorsanız ya da yaşlanma etkilerinden olabildiğince uzaklaşmak, o zaman cildi temizlemek ve uygun ürünlerle nemlendirmek çok önemli. Ben de cilt bakımına önem verdiğim zamanlarda mutlaka sonuçlarını alıyorum.

 Ancak yüz makyajı yaptığımda fondöten ve pudranın cildimden yeteri kadar temizlendiğini düşünmüyordum. Her ne kadar şurada bahsettiğim ve çok sevdiğim cilt temizleme aletini kullansam da uzun zamandır çok moda olan Clarisonic e merak sardım. 
Ancak bu titreşimli yüz temizleme fırçası olarak nitelendirdiğimiz ürün Türkiye Sephora ya gelse de fiyatı 380 tl olduğundan hiç denemediğim bir şey için o kadar fazla para vermek istemedim. Ben de hemen alternatifleri araştırdım. Yabancı videolardan, bloglardan araştırıp aklıma yatan bir yüz temizleme aleti buldum: Olay X Professional Advanced Cleansing System...

 Kullananlar Clarisonic le genelde aynı işi gördüğünü söylemiş ve aralarında gözle görülür bir fark görememişler. Clarisonic in işte her 10 sn de bir yüzün diğer bir kısmına geçmeniz için verdiği sinyaller var. Bu da benim için o kadar önemli değildi açıkçası. Belki daha derin temizleme sağlıyordur Clarisonic kullanmadığım için etkisi aynıdır diyemiyorum ancak fiyat  olarak oldukça farklılar.  Evet lafı uzatmadan yurt dışından amazon.com dan neler almışım bir bakalım:

3 Mart 2014

Ocak ve Şubat ta Bitenler

Bitenler yazımı geçen ay yazamamıştım. Bu nedenle bu ayki yazım iki aylık ve haliyle biraz uzun olacak:) 
Ocak ve Şubat ta bitirdiğiklerime geçmeden önce beğenip beğenmediklerimi kolayca tespit edip okumanız bakımından yine şu renk kodlamasını kullanacağım...
Kırmızı Başlıkla Yazılan Ürünler: Hiç sevmediğim tekrar almayacağım ürünler
Sarı Başlıkla Yazılan Ürünler: Orta derecede sevdiğim, olsa olur olmasa da olur dediğim ürünler.
Yeşil Başlıkla Yazılan Ürünler: Çok sevdiğim tekrar alabileceğim ürünler.





1) Cyrene Saç Kremi Numunesi: Sanırım lilakutudan çıkmıştı. Bu markanın ürünlerini hiç sevemedim. Bu ürün de çok sıradan bir saç kremi. Tam boyunu almam.

2) Beauty Formulas Burun Bantları: Yazısını şurada yazdığım bu ürünü sevdim. Bu markaya ısınıyorum yavaş yavaş:)

4) Toni & Guy Şampuan: Bu da bir kutudan çıkmıştı ancak normal şampuanlardan bir farkını göremedim. Tam boyunu almam.

5) Toni & Guy Saç Kremi: Bu da market saç kremlerinden farkı yoktu. Bence parasını haketmeyen bir marka. Tam boyunu almam.

16 Şubat 2014

Beauty Formulas Burun Bandı

Burnumuzun üzerindeki gözeneklere zaman içinde dolan kir ve yağ, siyah noktalar haline gelerek kötü bir görüntü oluşturuyor. Bunları ciltten söküp atmak da sıkarak pek mümkün olmuyor ve izlere yol açabiliyor... Bu bakımdan burun bantlarını burnumuzdaki gözeneklerini temizlemek için kullanmak yararlı oluyor. Bu sayede genişleyen gözeneklerin içindeki kiri ve yağı bu bantlar yardımıyla, ağda mantığıyla çekip alıyoruz. Tabi ki ağda kadar kuvvetli değil bu ürünler... 

Gözeneklerin içini bu şekilde temizledikten sonra sıkılaştırıcı bir tonikle burun üstünden geçerek tekrar kir dolmasını engellemiş oluyoruz. Daha sonra yine nemlendirici sürerek cilt bakımını tamamlamış oluyoruz. Bunu uzun uzun anlatmamın sebebi bu bantlar hakkında çok soru sorulması... Daha önceki farklı markalara ait burun bantları yazılarıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu sefer bahsedeceğim burun bantları Beauty Formulas a ait ve Watsonslarda satılıyor.


 Derin Temizleyici Burun Gözenek Temizleyici Bantlar olarak geçiyor ve içinde 6 adet bantla geliyor...

14 Şubat 2014

Bukre * Kahraman Tazeoğlu

Bukre
Kahraman Tazeoğlu
Destek Yayınevi
2013
304 Sayfa


Kendi arkadaşlarımla yaptığımız, okuduğumuz kitapları tartışma, konuşma günümüzde ilk seçimimiz Bukre oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse ben genelde kitap tercihlerimi çok satanlar kitaplar arasından seçmemeye çalışıyorum ancak yazarla tanışmak açısından güzel olur ümidindeydik...

Kitap, üniversiteye hazırlanan bir genç kızın sevgilisinden aldatılması sonucu ayrılmasıyla başlıyor. Üzüntüsü ve sıkıntısını en yakın dostu olan Selim le yine paylaşır ve hayat bir şekilde devam eder... Yeni sürprizleriyle...

Hikayenin başından zaten sonunda ne olabileceğini kestirebiliyorsunuz ancak yine de okumak için kendimi zorladım. Zorladım diyorum çünkü liseli öğrencilerin aşk hakkında edebiyat parçalamaları oldukça yavan ve sıkıcıydı. Yani o kadar çok aşk hakkında kitap okudum ancak hiç böyle uzun uzun, pek bir anlam ifade etmeyen cümleleri okumamıştım...

Bir yandan sevgiden, aşktan bahseden bu iki genç bir yandan insanlara karşı ön yargılarla dolu olmaları, kendilerini kutsal saydıkları iç dünyalarına kapatmaları bence oldukça itici...

13 Şubat 2014

Ay Hadi İnşallah * Pucca

Ay Hadi İnşallah
Pucca
Okuyanus Yayınları
2013
332 Sayfa


Dizüstü Edebiyatı nın en çok satan, en çok bilinen Pucca nın son kitabı da yakın zamanlarda çıkmış bulunuyor. Kendi hayatını anlattığı Pucca Günlük olarak geçen kitapların birincisi Küçük Aptalın Büyük Dünyası, ikincisi Ve Geri Kalan Herşey, üçüncüsü Allah Beni Böyle Yaratmış ı daha önce yazmıştım. Kitap isimlerine tıklayarak yorumlarımı, nasıl kitaplar olduğunu okuyabilirsiniz.

Pucca kitaplarını sık sık çıkaramıyor çünkü artık onları yaşaması gerekiyor. 1. ve 2. kitabında daha geçmişi anlatırken artık çok yakın zamanları anlatıyor. Genelde aşk hayatını, evlilik isteğini anlatırken dili o kadar rahat ve gerçekçi ki okumadan edemiyorsunuz. Yazdıkları değil yazım şekli bence en çok ilgi çeken şey oluyor. Çünkü kız erkek ilişkileri hakkında bir çok dizüstü edebiyatına ait kitap olmasına rağmen Pucca onların arasında ipi göğüslüyor...
Ay Hadi İnşallah isimli dördüncü günlüğünde, üçüncü kitabında şöyle bir başlangıç yaptığı Ceri ile evlilik yolunda ilerlemesini anlatıyor. Hemen kitabın başında aksiliklerle dolu bir evlilik teklifinin ardından yaşanan ayrılıklar, üzüntüler, kavgalar, araya giren insanlar derken yine 5. kitaba yol açan söylemeyeceğim bir sonla bitiyor...