9 Eylül 2012

Kayıp Sembol * Dan Brown / Kitap

Dan Brown un en beğenilen kitaplarından Kayıp Sembol ü bitirdim bundan 1 hafta önce ancak biraz ara verdiğim için şimdi yazabiliyorum. Bu kitap yazarın okuduğum 4. kitabı oldu (Melekler ve Şeytanlar, Dijital Kale, İhanet Noktası, Kayıp Sembol). Son iki kitap arasında çok ara vermediğim için diğerleri gibi unutmadım ve tarzlarının birbirine çok benzediğine kanaat getirdim. O yüzden bence o kadar çok ve güzel kitaplar varken film tadındaki Dan Brown kitaplarından bir tane okumak yeterli.

Hikayesi ise Melekler ve Şeytanlar da tanıdığımız Prof. Langdon un en yakın mason arkadaşı Peter Solomon  sekreteri aracılığıyla Washington D.C 'de düzenlenen bir seminerde sunum yapması için çağırır. Apar topar Washington Kongre Binası na giden Brown orada olağanüstü bir durumla karşılaşır: Peter in eli kesilmiş ve binanın zemininde yukarı göstermektedir. Ve sırları çözmek ve kötü adamı bulmak için harekete geçilir... 


Hikaye böyle başlıyor ve 12 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor. Hikaye için yazar oldukça fazla araştırma yaptığı anlaşılıyor ki zaten yazarın genel tarzı bu. Araştırmalarına ve gerçeğe dayanarak hikaye kurguluyor genelde. Yine bir film tadında geçiyor hikaye ancak son okuduğum İhanet Noktası kadar akıcı olmadığını vurgulamalıyım sanırım. Çünkü oldukça fazla İncil den  ve hristiyanlık tarihinden öğeler içeriyor kitap ve bu bölümlerde sıkıldığımı itiraf etmeliyim.
Yazar genelde gerçek dünyadaki öğeleri alıp üstüne kurgulayarak hikayenin inandırıcılığını arttırmaya çalışıyor. Bu kitaptaki temel öğe  masonluk olmuş. Bu kapsamda da Washington'daki mason binalarından, masonik simgelerden yaralanılmış. Okuyucuya da bu binalara simgelere bakması için yol gösterilmiş açıkça. Ben de buraya ekliyorum:
  • " George Washington Masonik Anıtı, Alexandria, Virginia'daki Shuter's Tepesi'nin üstünde yer alır. Aşağıdan yukarıya doğru, üç farklı mimari üsluptaki - Dorik, İyonik, Korint- katmandan oluşan yapı, insan zihinsel yükselişinin fiziki sembolüdür. İskenderiye, Mısır'daki Faros Feneri gibi, bu yüksek kulenin de kızılımsı çatı süslemeleri bulunan piramit şeklinde bir tepesi vardır."                


  •  " Langdon, ' Bir zamanlar Rotunda'da, Tanrı olarak tasvir edilmiş, çıplak göğüslü bir George Washington heykeli vardı' dedi."

  •  "Amerikan kongre binasının köşe taşı George Washington tarafından masonik bir törenle yerleştirilmişti. Bu şehir(Washington) yeni başkentlerini masonik semboller, mimari ve sanatla donatan güçlü beyinlere sahip G.Washington, Benjamin Franklin tarafından yapılıp tasarlanmıştı"
 


Bunlar gibi gerçek öğelere kitapta sıkça yer verilmiş ve Amerika nın masonik tarihi ya da masonlar hakkında merak uyandırıyor. Bu konuda iyi bir kitap tavsiye ederseniz okumak istiyorum doğrusu. Çünkü masonluk hep merak edilen ama hakkında çoğu kişinin pek de bilgi sahibi olmadığı bir konu. Yazarın bu yöndeki açıklaması da dikkatimi çekti:
  • "Günümüz masonlarında dair algılar, onların giyinip süslenmeyi seven bir grup zararsız yaşlı adam olmalarından, dünyayı yöneten güçlerin yeraltı lobisi olduklarına kadar değişiyordu. Ama şüphe götürmeyen şey, ikisinin arasında bir yerde bulunduklarıydı."
 Ayrıca yazarın sürekli masonlara haksızlık yapıldığından yanlış tanındıklarından bahsetmesi, yazarın da mason olduğunu düşündürdü bana:
  • "Masonluk karşıtı komplo teorisyenleri bu çekime (masonik törenleri gösteren bir video kaydına) köpekbalığı gibi saldırırlar"
Kitapta Türkler hakkında da Geceyarısı Ekspresi tarzı bir anlatım var. Olaylar masonlar ve Amerika ekseninde ilerlerken birden bire kötü hapishane şartları ve rüşvet almaya niyetli hapishane müdürünün Türkiye de olması açıkcası beni rahatsız etti. Sanırım yazar Türkler hakkındaki olumsuz görüşünü kitabının bir yerine sıkıştırmak istemiş.Kitabı tercüme eden Petek Demir 'in de bu konuda hakkında söyledikleri ise şöyle:

"Kitapta masonların arasına sızan ve büyük sırrın peşinde koşan kötü karakter, masonların üstadının oğluna tuzak kurarak uyuşturucuyla yakalanmasını sağlıyor ve Kartal F Tipi Cezaevi'ne atılmasını sağlıyor. Cezaevi müdürünün de yardımıyla, mason üstadının oğlu öldürülüyor. Cinayetle bağlantılı müdür de karanlık kişilerce ortadan kaldırılıyor. Bu arada mason üstadına bir cezaevi yetkilisinin 'Sizin gibi para sorunu olmayan bir adam için her zaman opsiyonlar vardır. Hükümette bağlantımız var oğlunuzu çıkarabiliriz' diyerek rüşvet imasında bulunuyor. Dan Brown, daha sonra 'Türk' olduğunu özellikle vurguladığı müdürün Marmara Denizi'nin dibinde yattığını yazıyor.Her yerle ilgili yazacak güzel bir şeyler bulmuş ama İstanbul'la ilgili güzel bir şey bulamamış"

Kitabın hikayesinde çok abartılacak bir durum yok bence. Yazarın inandırıcılığı arttırarak kendi yarattığı bir olay örgüsü var sadece. Kitapta ilgi çeken tek öge masonluk bana göre ancak onun hakkında da çok fazla bir bilgi yok. İşin kurgu kısmında da kötü adamın kim olduğunu tahmin etmemden dolayı sırrın açıklandığı sayfalarda heycanladığımı söyleyemem. Bütün kitap boyunca çözülmeye çalışılan Antik Gizem ise ortaya karışık, genel tabirlerle sonuca ulaştırılmış bu da hayal kırıklığına uğrattı beni ancak her zamanki Brown tarzı ve tarihi masonik öğeler sevenler için film tadında bir kitap kendisi... 
Daha fazla bilgi için Ntv de kitap hakkındaki tartışmayı izlemek isterseniz buyrun:
 


9 yorum:

  1. Dan Brown favori yazarımdır. Kurgu konusunda çok profesyonel gerçekten. Tüm kitaplarını okdum ve okuduğum 5 kitaptan en çok beğendiğim Melekler ve Şeytanlar sonra da Da Vinci'nin Şifresi idi. Kayıp Sembol'de çok beğenilen, güzel bir kitap olmasına rağmen bana göre en sönük kalan da bu kitaptır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de pek beğenemedim doğrusu.

      Sil
    2. Sana katılıyorum

      Sil
  2. Bu kitabını okuma fırsatı bulamadım.İlk fırsatta seriyi tamamlamak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitaplar Brown macerama son verdim ben de:)

      Sil
  3. Bence zorlama bir kitap olmuş biraz. Yazarın anlatımı yine iyiydi,konu fena değil ama özellikle gizem yaratmak ve sürpriz son yapmak için fazla basit bir kurguya kaçmış.Sonunu öğrenince bu mu? diyerek bütün heyecanımı kaçırmıştı benim.
    Ama Dan Brown'ı şu konuda tebrik etmek lazım seçtiği konularla(masonluk,illuminati vb tarikat ve kuruluşlar gibi) tüm dünya da popüler olmayı başarabildi.Gerçek ya da kurgu ama bu konuda ki başarısı göz ardı edilemez. Onunla beraber artan bu furyadan o kadar faydalanan oldu ki. İnternette forumlarda bile herkes illuminati ya da masonlar ya da tapınak şovalyelerini tartışır oldu artık :).
    Benim içinse en iyi kitabı İhanet Noktası'dır.Kesinlikle okunmalı.
    İnceleme için de teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet size aynen katılıyorum. Diğer iki kitabı eskiden okuduğum için tam hatırlamıorum ama ihanet noktası kesinlikle daha iyiydi

      Sil
  4. dan brown'un bütün kitaplarını okudum ama hiçbirini almadım, arkadaşım hayranıydı, alsaydım Dijtal kalesini tercih ederdim ama düşünmüyorum açıkçası..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir baş yapıt değil kitapları ancak hayranları çok. Özellikle Adam Fawer yerine Brown kitapları tercih edilebilir bence

      Sil

Her türlü soru, eleştiri, isteğinizi, görüşünüzü lütfen hakaret içermeyen cümlelerle yazın. Seve seve hepsine cevap veriyorum...